Haberler
MERSİN SEVDAMIZ BİTMEYECEK | Ahmet AKIN | Yeminli Mali Müşavir | Resmi Web Sitesi
MERSİN SEVDAMIZ BİTMEYECEK
Tarih : 27.02.2017 09:06:56 | Okunma Sayısı : 256
Bizim de Mersin sevdamız bitmeyecek ve bitmemeli. Şehirler de insanlar gibi doğarlar, yaşarlar ve ölürler. Nerede o eski muhteşem şehirler? Yıkıntıları ile avunuyoruz. Herkesin kendi şehri gözüne daha güzel gözükür ama Mersin bir başka güzel. “Güney’in İncisi” Mersin çok genç bir şehir. Delikanlılık çağını yeni yaşamaya başladı. Biraz deli dolu, biraz da yaşamındaki yolunu çizmeye çalışıyor. Kafası karışıkta diyebilirsiniz.

Ahmet Akın – Yeminli Mali Müşavir

Güzel bir sevda öyküsüyle yazımıza başlayalım: Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi. Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor,  en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller... Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, "Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum" dedi. Az sonra sevdiğini göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etse, kalbi aynı böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine rağmen ikisi de sevgisinden hiç bir şey kaybetmemişti... Onları hiç bir şey ayıramazdı... Ne hasret, ne ayrılık, ne de ölüm.

Genç adam telaşla saatine baktı. Sevdiği yine geç kalmıştı, bir dakika geç kalmıştı. Üstelik o, sevdiğini bekletmemek için dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Ama sevdiği her zaman bunu yapıyordu. Devamlı kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmuş diye düşündü ve gözlerini önündeki uçsuz bucaksız denizlere dikti. Denizin sonu yok gibiydi, sonsuzluğa uzanıyordu. Aslında bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendi aralarında sözleneceklerdi. Delikanlı önce bunu sevdiğine açmış, sonrada gidip iki yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir gün de onu bekletmemeliydi. Ama alışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hala yaşlı idi. Bir türlü anlamıyordu onları. Her şey bu kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki? 

İşte az sonra sevdiği gelecek, ona sarılacak, kucaklaşacaklardı. Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğe ilk adımlarını atacaklardı. Genç adam öyle heyecanlıydı ki sevdiğine kavuşmak için can atıyordu. Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp, uçuşan martılara. Ne kadar güzel dans ediyorlardı havada. Bu kadar geç kalmaması gerekiyordu. İşte her gün burada buluşmak için sözleşmiyorlar mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak, denizin onlara anlattığı masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine söz vermiyorlar mıydı? O zaman neden gelmemişti yine? Aklına kötü düşünceler gelmeye başladı. Hayır… hayır… olamazdı. Sevdiğine bir şey olamazdı. Onsuz hayat yaşanmazdı ki. O ölse bile devamlı benimle yaşar diye düşündü genç adam. Bunun düşüncesi bile hoş değildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaşlarını kimsenin görmesini istemiyordu. Zaten nedense etrafındaki insanlar ona çok tuhaf bakıyorlardı. Rahatsız olmaya başladı bakışlardan. Artık bıkmıştı. Yine sevgilisi geldi aklına. Neden gelmedi acaba diye düşünmeye başladı. Gözlerini kapattı.

Yedi sene oldu dedi. Yedi senedir her gün bu sahildeydi, sevdiğini bekliyordu. Daha fazla dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden bir damla daha yaş güllerin üzerine damladı... Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gideyim diye mırıldandı... Hiç olmazsa gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona vermiş olurdu. Genç adam ayağa kalktı. Sevdiğiyle buluşmak üzere, yeşil tepenin ardındaki kabristana doğru yürümeye başladı:

Ona olan Aşkı ve Sevgisi onunla beraber ölmemişti! 

 

Bizim de Mersin sevdamız bitmeyecek ve bitmemeli. Şehirler de insanlar gibi doğarlar, yaşarlar ve ölürler. Nerede o eski muhteşem şehirler? Yıkıntıları ile avunuyoruz. Herkesin kendi şehri gözüne daha güzel gözükür ama Mersin bir başka güzel. “Güney’in İncisi” Mersin çok genç bir şehir. Delikanlılık çağını yeni yaşamaya başladı. Biraz deli dolu, biraz da yaşamındaki yolunu çizmeye çalışıyor. Kafası karışıkta diyebilirsiniz.

 

Mersin’i tanımak, Mersin’i anlayabilmek çok önemli. Önce şunu belirtelim: “Ben Mersinliyim” diyen herkes Mersinlidir. Mersinli olmak için, eski Kışla Caddesi, şimdiki Askerlik Şubesinin olduğu caddeye “Middelharnis Yolu” denildiğini bilmeye gerek yok.

Ya da, Cumhuriyet’in onuncu yıl kutlamasının “Yoğurt Pazarı” Meydanında yapıldığını bilmek zorunda da değilsiniz. “Ben Mersin Sevdalısıyım” demeniz yeterli.

 

Mersin, adeta, yaratıcı insanların özelliklerine sahip bir şehirdir. Yeni bir şeyleri ortaya çıkarmak ya da bir şeyleri başarmak Mersinli için çok önemlidir. Soru sormak doğasından gelir, çünkü meraklıdırlar. Farklı sanat ve beceriler edinmeye çalışırlar.

 

Mersinli, yol, köprü ve tünellerden çok, özgürlüğüne, çevreye, kültür ve sanata, düzene ve entelektüel bilgi birikimine önem verir. Portakal çiçeği kokusunu, tiyatro ve sinema keyfini, spordaki başarıları, mahalle sohbetlerini, altın kumlu sahillerini, eğitimdeki başarının gururunu, çay bahçelerini, komşu sevgisini ve güler yüzlülüğü hepimiz özledik.

 

Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor, Mersin de değişecektir. Bu değişimin, başkalarının rant çıkarlarına uygun olarak değil, Mersinlilerin istediği şekilde olması önemli. Ana fikri biz belirlemeliyiz. Bunun içinde, kentlilik bilincimizi ve Mersin sevdamızı ortaya koymalıyız.


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu habere henüz yorum yapılmamış.
Tarih : 18.09.2021 19:16:27
YENİŞEHİR BELEDİYESİ ÖZGÜN PROJELERİYLE TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR....
Devamı...

Tarih : 10.09.2021 11:10:42
STOKLARDAKİ EMTİANIN İMHA EDİLMESİ...
Devamı...

Tarih : 4.09.2021 14:07:12
KONKORDATO SÜRECİNDEKİ BORÇLUDAN OLAN ALACAKLAR İÇİN ŞÜPHELİ ALACAK KARŞILIĞI AYRILIP AYRILMAYACAĞI...
Devamı...

Tarih : 28.08.2021 18:06:46
LOJİSTİK VE TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNÜN YOLU 29 Eylül – 02 Ekim 2021 TARİHLERİNDE MERSİN’DE KESİŞECEK...
Devamı...

Tarih : 23.08.2021 09:42:05
YATIRIMDA FİİLEN KULLANILAN VEYA KULLANILMAYAN YATIRIM KREDİLERİ VE İŞLETME KREDİLERİNE İLİŞKİN FAİZ VE VADE FARKLARININ DURUMU...
Devamı...

Tarih : 14.08.2021 15:15:42
BÜYÜK ÖDÜL GECESİ 15 EYLÜL’DE MERSİN DİVAN OTEL’DE YAPILACAK...
Devamı...

Tarih : 6.08.2021 18:16:34
YABANCI PARA CİNSİNDEN DEFTER TUTAN MÜKELLEFİN DÖNEM SONU İŞLEMLERİNDE KUR FARKI UYGULAMASI...
Devamı...

Tarih : 31.07.2021 10:01:44
SERBEST BÖLGEYE VERİLEN TAŞIMACILIK HİZMETİNDE KDV İSTİSNASI...
Devamı...

Tarih : 27.07.2021 09:19:40
“TÜRKİYE’NİN TALİBAN İNANCIYLA ALAKALI TERS BİR YANI YOK”...
Devamı...

Tarih : 16.07.2021 17:42:26
BELEDİYELERDE PROJE VE FİNANS YÖNETİMİNİN ÖNEMİ...
Devamı...

Tarih : 10.07.2021 09:14:49
AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI...
Devamı...

Tarih : 2.07.2021 17:45:15
ENFLASYONLA SAMİMİ MÜCADELEYİ DESTEKLEYECEK KURUMSAL YAPI GEREKİYOR...
Devamı...

Tarih : 25.06.2021 17:53:27
DEVLETİN TÜMÜNE ÇÖKTÜLER!...
Devamı...

Tarih : 21.06.2021 16:31:29
“NEYMİŞ, MİLLET AÇMIŞ. AÇ OLARAK DOLAŞANLARI BUYURUN. SİZ DE DOYURUVERİN!”...
Devamı...

Tarih : 11.06.2021 19:37:25
“BELEDİYE BAŞKANLIĞINI DEVRALDIĞIMDA İSTANBUL’DA ÖYLE AĞAÇ MAĞAÇ YOKTU”...
Devamı...

Tarih : 7.06.2021 09:24:16
KILIÇDAROĞLU’NUN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ...
Devamı...

Tarih : 29.05.2021 14:09:14
FUTBOL KULÜPLERİNİN ŞİRKETLEŞMESİ...
Devamı...

Tarih : 22.05.2021 19:03:40
EKONOMİDE KARA BULUTLAR DAĞILMIYOR...
Devamı...


 
Anasayfa              |               İletişim            |              Giriş Sayfam Yap              |              Sık Kullanılanlara ekle              |              Gizlilik İlkeleri
 
  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..! ahmetakin.com.tr Copyright 2011-2021 Tüm hakları saklıdır..!

URA MEDYA